Muzun patatesten ucuz olduğunu öğrendiğim gün hakkında

by

'Patates bulamıyorlarsa muz yesinler' - Türkiye Müdürlüğü, 2014 - 

Bugün çok etkilendiğim bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Olay şöyle başladı: Deniz'le pazara gitmeye karar verdik. Öncelikle Paşa meydanındaki Saadet Partisi, AKP ve Kocamustafapaşa Dayanışması eylemlerini gözlemledik. Bir grup genç de belediye başkanını istifaya davet ediyordu.

Saadet Partisi'nin adayı nur yüzlü bir amcaydı. Ayrıca, projeleri arasında hayvan ambulansı da vardı. Bir kediyle yaşadığım için etkilendim. Sonra Belediye Başkanı'nın istifasına destek için imza atıp dayanışma tarafına gittik. (Bu arada üzerimde de 'Accept existence or expect resistence' yazan sweatshirt'üm vardı. Acayip isyankar ve ergendim yani. Tabi pazara gidiyorum o ayrı.) Ardından hemen bir siyasi tahlil yaptım ve şöyle düşüdüm: Meydanların ülkenin gerçek gündemini yansıtabilmesi ne güzel. Darısı Taksim'in başına.

Sonra ara sokaktan pazara girdik. Anarşist ruhlu olma iddiasındaki bir sosyete olduğumdan, uzun süredir pazara gitmediğimi farkettim o sırada.

Pazar kalabalık değildi. Deniz 'çünkü pahalı' dedi ve anne tribiyle her şeyin pahalı olduğunu söylemeye başladı. Ben sebze ve meyve fiyatlarından pek anlamadığımdan, bir kilo sebzeyle kaç öğün yemek çıkacağını ve bir ailenin ortalama sofra masrafını hesaplamaya çalışıyordum. Ve işte o sırada, pazarın sol sırasında patatesleri gördüm. '5 TL' yazıyordu. Kilosu hem de. Acayip şaşırdım. Şoklar bununla sınırlı değildi tabi...

Malum, gerçek göreli olarak oluşuyor. Yani patatesin fiyatının pahalı olma algısı sadece patetesin fiyatı tarafından oluşmuyor insanın aklında.


Daha sonra muzu gördüm. Muzun pahalı olması algısı ise sanırım 20 sene öncenin çocuklarında kaldı. Ama o algı çocukken yerleşince bir kere gitmiyor işte...

Muzun, mutluluk veren hormanlar salgılattığına dair bir yazı okudum geçende. Ama muzu bu kadar güzel yapan şey, sadece bu hormonlar değil, bir de aklımızdaki o 'pahalı ve zor erişilir' meyve algısı bence. Diyeceğim odur ki, muzun kilosu 3 TL idi. Evet, patates muzdan pahalıydı. Yok artık!

Patatesin muzdan pahalı olduğu bir dünyadayız artık arkadaşlar. Ne kadar uzun sürer bilmiyorum. Belki konjonktürel bir şey (hala kabullenemiyorum gördüğünüz gibi) ama pazardaki genel yerleşimi de etkilemiş. Örneğin, eskiden yer seviyesinden biraz üstte çuvalla satılan, çokça toz toprak içindeki patates, artık önemli bir yiyecek olarak diğer pahalı arkadaşlarıyla aynı seviyede ve temiz bir şekilde tezgahlarda yerini almış. Deniz, 'patates hakettiği yere geldi' dedi.


Şu anda, Küba'da yaptıkları gibi Muz'dan çeşitli yemekler yapmak, patates yemeği yapmaktan daha ekonomik durumda. Yani bir devlet büyümüğüz çıkıp 'Patates bulamıyorlarsa muz yesinler' diyebilir durumda. Durun bakalım, daha neler görecez şu ömrü hayatımızda.


Efendim, patates ve muz üzerinden anlatmaya çalıştığım bu hikaye, aslında sebze ve meyve arasındaki hiyerarşiyi de etkilemiş. Fasulyenin kilosu 10 TL iken, Kivi'nin kilosu 3 buçuk TL örneğin. Dünya tersine dönüyor diyenler doğru söylüyor. Deniz, 'AKP sayesinde yerde yetişen sebzeler dalda yetişen meyvelerin üstüne geçti' dedi. Sonra eve döndük. Akşam oldu. Şu an biraz alışmaya başladım. Ne patatesmiş arkadaş.